Şeyh Nazım: Darul Hilafe

Şeyh Nazım Adil El-Rabbani

İstanbul'un ne kıymeti var?

A'udhu billahi minash shaitanir rajim, Bismillahi r-Rahmani r-Rahim. Allahu Akbar, Allahu Akbar, Allahu Akbar Wa Lillahil Hamd. Wa Rasuluhu Sahibul Risalatul Mutlak.

Yerlerin Göklerin iftiharı Fahru Kainat Efendimiz'e Salatu Selam ederiz. Meded Ya Rical Allah. Buyurun. Ey Şahı Merdan. Yaranınız size hayran. Buyurunuz. Bugünün sohbetini sizden dinleyelim. Siz her şeyi nazar altında tutansınız. Siz Sultan'sınız. Şahı Merdan'sınız. Buyurunuz. Buyuralım diyor şimdi Şahı Merdanımız. Ey yaran Şahı Merdan. Ey Hakk'ı tutan Hakk'a tapan İslam'ı yüce tutan ey Şahı Merdan bize bugünkü hal ve ihtifali buyurunuz dinleyelim. Peki dinleyelim. Diyelim Allahu Akbar, Allahu Akbar Wa Lillahil Hamd. Recebu Şerif'e 15 gün kala dünkü gün evet kaçıydı dün? 28 mi?

H.M:27.

Ş.E: 27. İstanbul'da bir toplantı olmuş. Buyursun Şahı Merdan. Haberi nasıldır? Nasıl görüyor Ehlül Hakikat? Onu dinleyelim İnşa'Allah. Meded ya Rical'Allah. Meded ey ya Şahı Merdan. Allah'ın arslanı Şahı Merdan. Dünkü gün 27 Nisan İstanbul'da ilan etti gazeteler. E gazetenin kıymeti yok. Sermayesi yalan. Birisine sormuş bir kimse. Ya bu gazetelerin sermayesi nedir? Yahu demiş bunu bilmez misin? Yalan; sermayesi gazetelerin yalan. İstediklerini büyütürler, istediklerini küçültürler. İstedikleri yalanı uydururlar, milletin aklını karıştırırlar. Memleketin huzurunu bozarlar. Her fesadı yaparlar. Ey Şahı Merdan, size dinliyoruz. Ey yaran Şahı Merdan, 27 Nisan İstanbul'da ilim adamları toplantısı olmuş. Duydun mu onu? E hiçbir şeye bakmazsın yahu. İlim adamları toplandı diyor. Şimdi onun tahlilini yapacağız. Şahı Merdan tahlil edecek. Beş yüz ilim adamı İstanbul'da toplanmışlar. Beş yüzü de gafil olan adam bunlar. Nereye gidiyoruz? İstanbul'a gidiyoruz. Ya. İstanbul'da ne var ki? Ne münasebetle İstanbul'a gidiyorsun?

Diyelim Bismillahi r-Rahmani r-Rahim. Çek ey Şahı Merdan zülfikarı. İşitsin bunu oraya giden ilim adamı denilen cahil adamlar. Nereye gidiyoruz? İstanbul'a gidiyoruz. İstanbul'un ne kıymeti var? Bunların içerisinden çıkıp da söyleyemediler. Diyelim Bismillahi r-Rahmani r-Rahim. Darul Hilafet'e gidiyoruz. Darul Hilafe, Halife'nin Makamı Alîsine yüz sürmeye gidiyoruz. Diyemediler. Darul Hilafe'dir İstanbul'un adı. Hilafet'in sarayı ve konağıdır. Bunu söyleyemedi o alimler. İstanbul'a gidiyoruz dediler. İstanbul'un ne şerefi var? İstanbul'un asıl şerefli ismi Darul Hilafe'dir. Halife'nin konağıdır, sarayıdır. Şerefli mekanıdır. İstanbul'a şeref veren Darul Hilafe olmasıdır. Halife'nin sarayının olduğu yer.

İstanbul'un fethi, ondan itibaren İstanbul; İslambol oldu. Ve muazzam ve muazzez ve mükerrem ve müşerref; Hilafet makamı Halife'nin, şanlı Halife'nin yurdu makamı efdal tahtı olmuştur. Onu fetheden Sultan Mehmed Cennet mekan, şeref verdi oraya. Ki Peygamberi Zişan “Latuftahannal-konstantîniyyatu rumiyya falani'mal-amîru amîruhâ wa lani'mal-jayshu wa zaliqal jash.” Tazim etti Peygamber. Bu küfrün merkezi olan boyuna İslam'a karşı gelen Konstantaniyye fetholunacaktır. Bin sene evvel İstanbul'un fethinden. Bin sene evvel haberi verilmiştir. Şimdi ne kadar oldu? İstanbul fethinden buraya şimdi ne kadardır? Dört yüz, beş yüz; altı, yedi, sekiz, dokuz, on. Yedi yüz sene oluyor, orada İslam'ın sancağı dikilmiştir. Fatih Sultan Mehmed ki Peygamber metheyledi; ne güzel Sultan'dır. Emir dediği Sultan'dır İstanbul'u fethedecek “wa lani'mal-jayshu wa zaliqal jash.” Ve onu fethedecek asker ne şanlı askerdir. O zamandan itibaren o makam Darul Hilafe olmuştur. İslam'ın Halifesi'nin merkezi ve makarru olmuştur. Yedi yüz sene İslambol Darul Hilafe olmuştur. Muazzam ve mükerrem Halife'nin merkezi ve makarru ve Saltanatı'nın bulunduğu yer olmuştur ki 1453'den bu tarafa 600 sene oluyor, ha? 600 sene, orası Darul Hilafe olmuştur.

Halife'nin sarayı olmuştur. Merkezi ve makarru olmuştur. O zamandan itibaren Konstantaniyyeten Rumiyye, Rum'un Konstanyaniyyesi yıkılmıştır. Kafirin burnu kırılmıştır. Kafirlerin gözbebeği sayılan Konstantaniyye ezan sesleriyle çınlamış. Çanlar susmuştur. İslam askeri içeri girmiştir. Fatih 53 gün muhasara edip dünyanın en kuvvetli kalesini yıkmıştır; 21 yaşında arslan. Orasını fethetmekle küfrün bağrına hançeri basmıştır. İstanbul, İslambol olmuştur; Asithane. Darul Hilafe'dir orası. Şimdi beş yüz tane alim geldi diyor. Şahı Merdan diyor ki bunlar beş yüz tane cahildir. Ne için? Bir tane çıkıp da diyemedi ki bu yer Peygamberi Zişan'ın metheylediği Sultan'ın açmasıyla İslam'a gelen Konstantaniyye gitti. Kaldı Asithane, İslambol oldu. Diyemediler ve bu yerin maalesef bu kadar 500 alim diyor, 500 cahil. Orada birikti. Yeme içmeye, gösteriş yapmaya. Hepsi cahil. Diyemediler burası Asithane Darul Hilafe'dir. Ey Türk hükümeti bizi davet ettin. Davetnamende yazacaktın ki sizi Darul Hilafe olan Asithane'ye davet ediyorum. İstanbul'da toplantıya davet ettim. E senin ne kıymetin var ki İstanbul'da davet yapasın? Ne için İstanbul'a davet edersin? Ne İstanbul dedin? Niye söylemedin Darul Hilafe? Şerefi İstanbul'un Darul Hilafe olmaklandır.

Hiçbir alim geçinen o kadar cahiller Gülen Hoca'ya da canım sıkıldı. O da diyemedi ki bu toplantı Darul Hilafe olan Asithane'dedir. Ne Arab'ın, ne Hind'in, ne Acem'in ne Şam'ın gelen alimleri diyemedi burası Darul Hilafe'dir. Beş yüz sene bu İslam'ın sancağını taşıyan Ayasofya'yı fetheden Sultan'ın fermanıyla burası İslambol'dur. Tazim ederiz. Gidelim ziyaret edelim dediler mi? Kimi sapıklar bidattır der, kimi başka akılsızlar haramdır der, kimi başka akılsızlar bu küfür diyenler vardır. Gidip Sultan Fatih'i ziyaret etti mi bunlar? Etmedi.

Yalnız aç kurtlar gibi verilen davete yemeklere içmeklere gittiler. Gittiler mi tazim etsinler? İslambol'un Fatihi olan Ebul Fetih Sultan Muhammed Han, cennet mekana bir ziyaret yapalım. Ziyaretil Kubur, Peygamber-i Zişan'ın sünnetidir. Peygamber'in ziyareti muktedir olanlara vaciptir. Bu ilim adamı sayılan beş yüz cahil gittiler mi Fatih Sultan Mehmed'i ziyaret edelim, ki Konstantaniyye'yi açan Sultan'dır. Peygamber-i Zişan "Latuftahannal-konstantîniyyatu rumiyya falani'mal-amîru amîruhâ wa lani'mal-jayshu wa zaliqal jash." Buyurdu Peygamber; elbette ki Konstantin'in şehri olan Konstantaniyye fetholunacaktır ki küfrün binasını yıkacaktır başlarına. Bunu söyleyen var mı? "Falani'mal-amîru amîruhâ." Peygamber-i Zişan metheyledi Sultanı, Fatihi. Gitti mi bu beş yüz tane alim diyor, gittiler mi ziyaret etsinler? Bir Fatiha okusunlar. Ayasofya camisini kapatanların kabirleri kapansın. Oraya gittiler mi? Desinler ki Peygamber'in fethiyle müjdelediği Sultan Fatih'in açtığı, küfrün en son noktasında küfrü ilan eden ve küfür aleminin iftihar ettiği Konstantaniyye, Ayasofya. Hagia Sophia. Gidelim görelim, Fatih atıyla girdi içeriye. Gidip görelim diyen alimler var mıydı? Bir alim çıktı mı? Koşturdular yemek yemeye. Toplantı yapmaya, boş kelam yapmaya. Melaikeler yüzlerine vurdu, söylediklerini. İslam aleminin alimleri, hangi alim be bunlar?

Ey Şahı Merdan bas, buyur vur onlara. Alimmiş bunlar. Bre nereye geldiniz? İstanbul'a diyor. Bunun adı İstanbul değil. Asithane; yurdu demek. Neyin? Darul Hilafe. Halife'nin sarayının olduğu yerdir ki bütün İslam alemine o hükmeder ve bütün küfür dünyası ondan titrerdi. Gittiler mi? Adını bile bilmediler. İstanbul'a gidiyoruz diyor. Hayır. İstanbul ismiyle değildir şerefi. Darul Hilafe, Halife'nin makarrı ve sarayı ve Saltanatı olan memlekettir. Buyur ey Şahı Merdan, vur bunların başına. Bunlar alim değil, bunlar cahillerdir. 500 tane cahil geldi. Bu neresidir? İstanbul'a gidiyor. Haşa. İstanbul'a gittin demeyecektin. Diyecektin Darul Hilafe. İslam Halife'sinin merkezi ve makarrı olan Mübarek yerdir burası. Diyemedi bir tane çıkıp; Darul Hilafe'dir burası. Biz Darul Hilafet'e davet olunduk. Çok güzel. Buyur ey Şahı Merdan.

Davet olundunuz, neye? Neyi gösterdiler? Yemek yemeye. Sarayların salonlarında size gösteriş yapmak için çeşit türlü uydurmalar yapanlara ve İslam Şeriatını kaldıranların resimlerini göstermeye mi çağırdılar sizi? Darul Hilafe'dir. Kaç sene oldu? Darul Hilafe olmaktan zorla çıkartılan o makam şimdi ismi nedir? Darul Hilafe kalkmıştır, İslambol denmiştir. Darul Hilafe, Halife'nin merkezi, makarrıdır. Bütün İslam alemine hükmeden Halife-i Müslimin'in makarrı merkezidir. Bir defa Darul Hilafe diye söyleyen adam bulunmadı. Burası İstanbul değil, burası Asitane İslam'ın Halifesi'nin merkezi olan dünyayı titreten Sultanların makarrı ve sarayı olan yerdir burası diyemediler. Demek hepsi cahil. Çünkü arkasına gelecek var, Darul Hilafe dediğin vakitinde. Buyur ey Şahı Merdan. Halifenin makarrı ve sarayı asitaneydi. Darı burada, sarayı burada, kendisi nerede? Ey Türkler nerede sizin Padişahınız? Nerede sizin Sultanınız? Nerde sizin İslam'ın üzerinde hükmü geçen Sultanınız, Hükümdarınız?

Soran adam yok, çünkü ilim namına birşey bilmiyorlar. Burası İstanbul değil, burası Darul Hilafe'dir, Asitane. Diyemediler, soramadılar. Yemek, önlerine koyulanı yemekle meşgul oldular. Bir alim çıkamadı, desin, bu Darul Hilafe'dir. İslambol Asitane. Bunu aklına getiren yok. Yeme içmelerin, şan şöhretlerin içerisinde herbirleri kendilerini dev aynasında gören bir sürü güruh daha ağırını söylerim ama onlar çok öfkelenecek. Bunların da hiçbiri çıkıp soramadı Asitane Darul Hilafe diyor. Darul Hilafe'yi Halife'nin merkezi olan İslambol'u.

Kim ondaki Halifeyi, İslam'ın Halifesini oradan kovdu? Soramadılar. Yüz tane kendini, sağını, solunu bilmez adamların imzasıyla saltanat kalktı. Gene onlar gibi avanakların imzasıyla Halifeliği de kaldırdın. MashaAllah. E ama bu millet uyur mu? Bir avuç sağını solunu bilmez, üç muavini vardı, baştaki kimsenin, kel Ali, kılıç Ali, deli Ali. Müsteşarları bu, tarihte yazan bu. Ortalığı altüst eden, Halifeliği kaldırdık dedirten. Halifelik 100 kişinin, 100 kişilik avanak kimselerin imzasıyla kaldırılacak birşey değildir. Bu dünyaya şeref veren ünvanı sen nasıl kaldırdın? Soran alim var mı? Sordu mu? İstanbul'a gitti. Halt etti. Söyle ey Şahı Merdan, yaran Şahı Merdan. Seviniyor. Ey Türkler sorunuz. Siz Türk müsünüz, Osmanlı mısınız? Hangi isim şereflidir? Türk ne yaptı? Birşey yapmadı. Anadolu'yu açan da Osmanlı'dır. Osmanlı'dır.

Ona yaptıkları hakareti çektiler, çekmektedirler. 500 alim gelmiş, hepsi de cahil. Diyemediler bu Asitane, Halife'nin yurdu burası. Halife nerede? Halifeyi biz birinci meclisten Halifeliği, Hilafeti kaldırdık. Yok ya! Demek 100 avanağın imzasıyla koca bir Halife ve Hilafet makamı hakaretle kaldırılsın ve çoluk çocuğuna varıncaya kadar memleketten sürülsün. Bu mu Türk'ün şerefi? TC'nin iftihar ettiği amel bu mudur? Ne söylemezler bu gelen misafirlere? Gelen misafirlerin de hepsi ahmak. Darul Hilafe onu bildiği vakitinde diyecekti ki, Darul Hilafe burası, Halife'nin merkezi burasıdır, Halife ne oldu? E Halifeyi kovduk. E bre Araplar, bre Acemler, bre Kürtler Halife'yi siz nasıl kovarsınız? Peygamber'in (sav) sancağını taşıyan Halife-i Müslimin olan Mübarek Zat'ı siz nasıl kovarsınız? Kovarız, kovduk. Küçük çocuklarına kadar da kovduk dışarıya. E kime verdiniz? Selanik dönmelerine verdik. Selanik dönmelerine. Nereden döndüler? Yahudilikten döndüler bunlar. E bunları bilen alim var mı? Orada geldiler oturdular, İstanbul'a geldik. Toplantı, ne toplantısı be? Bu toplantı beş para etmeyen, üzerine lanet yağan toplantıdır bu. Hiç biriniz hayır etmezsiniz. Çünkü Darul Hilafet'e geldiniz.

Diyemediniz Al'Hamdulillah, Halife'nin yurduna, sarayına yetiştik diyemediniz. Çünkü deseniz, arkasından size soran olacaktır. Geldik, Halife nerede? Halife'yi Türkler kovdular. Acayip! Türkler Halife'yi nasıl kovacak? Türkler'e bu salahiyeti kim verdi? Ankara'daki meclis verdi diyor. Kaç kişi? 120 kişi. Aklı başında adam mı ne bilsin istersin. Ya bunu soramadı Darul Hilafe Halife'nin Mübarek sarayının olduğu yere geldik. Diyemedi bu kadar alim gelmiş oraya, bu kadar cahil geldi. Gittiler sarayları dolaştırdılar, Halife'nin bulunduğu sarayı dolaşamadılar. Çünkü yasaktır, bunları söylemeyeceksin. Heykelleri dikilen adamlara bakacaksın. Bre koca Osmanlı be! Nasıl batırırsın sen? Araplar da öyle, hepsi imza etti geldi oraya yemek yemeye. Bre karnınız doymadı mı memleketinizde ne geldin sen İstanbul'da gezmeye? Kızlarla oynamaya, yiyip içmeye mi geldiniz? Hakikati ne söylemediniz? Burası Darul Hilafe'dir, Halife'nin yurdudur. Halife nerededir? Diye bu beş yüz alim niye çıkıp demedi? La jum'ah. Ne cuması sahih ne imamlıkları sahihtir. Halife'nin izni olmadan cuma namazı sahih değildir. Kılınsa da makbul değildir, çünkü Halife'nin ismi anılacaktır. Ve itaatına davet edilecektir.

Ey TC'nin diyanet reisi olan adam fetva ver bana, yanlış yalan söylediysem nerede yanlış söyleyeceğim, Şahı Merdan'dır söyleyen. Öyleyse Darul Hilafe'ne geldik Muazzez ve Mükerrem ve Müşerref Halife'nin yurduna geldik. Al'hamdulillah. Peki ev sahibi nerede? Halife nerede? Halife'yi Ankara hükümeti kovdu. Sülalesiyle kovdu. Hakkı var mıydı? Üç kıtada yedi yüz sene hüküm eden bir temiz sülaleyi, Ehli Sünnet ve-l Cemaat'ı temsil eden, bütün küfür dünyasının yıldığı, korktuğu, çekindiği Osmanlı'yı niye attın sen dışarıya? Çocuklarını bile bırakmadın. Baksana tarihe yahu! Ne geliyor oraya? Yemek yemeye evinde karnın tok değil miydi? İslambol'da ne yaptın? Darul Hilafe'ye geldiysen Halife nerededir, diye soran bir adam var mı onda? Galiba onlardan hiçbiri bayrama çıkmayacaktır. Madem Darul Hilafe Asitane'yi söyleyemediler, soramadılar, diyemediler evi burada, sarayı burada, kendi nerede? Bize sarayları ne gösterirsin? Sarayları bir imparatorluğun azametini gösterir. Lakin sahibi nerede? Sahibine ne muamele ettiniz? Gelen müftüler niye sormaz bu Muazzam ve Mükerren şehir burası Asitane, Darul Hilafe; Halife nerede? E Halife'yi kovduk. Tüüh size! Halife'yi kovdunuz. Bre Halife İslam'ı temsil eden bütün küfür dünyasını korkutan heybetli makam sahibidir. E kaldırdık onu, Ankara'ya getirdik herşeyi, İstanbul'u da açtık kim isterse geldin otursun. Yok!

Allah soracaktır. Allah İslam'ın Hamisi'dir Jalla Jalaluhu. Allah'ın dinidir İslam. Allah'ın dinine muharebe etti bunlar, zorla kadınların başlarını açtı, zorla serpuş şeye kafirin kullandığı başlığı kullandırdı. Şapka inkılabı, serbest gezmek inkılabı kadın erkek müsavatı diye bir sürü ırva zırva şeyleri Nerede bizim paşalarımız yahu, nerde bizim mebuslarımız? Milletvekilleri daha evvel isimlerine saylav derlerdi. Herşeyi bozdular, kaldı bir kişi, bundan başkası yok size. Darul Hilafet'e geldiniz, niye demediniz, Halife nerede? Aramadınız Halife'nin nesinden geleni. Siz alim misiniz, hepiniz cahilsiniz. Hepiniz gezme derdinde, yeme içme derdinde hepiniz gösteriş yapıyorsunuz, biz böyleyiz biz şöyleyiz. Bunlar alimmiş geldi toplantıya. Bre sor Darul Hilafe Halife'nin bu sarayıdır, sarayın Sultanı nerededir? Ne halt ettiniz siz? Siz kanun koymaya salahiyetiniz mi vardı 100 kişiyle saltanatı kaldırdı. 100 kişiyle hilafeti kaldırdım diye bir halt ettiniz. Nedir bu? Soramadı yeme içmenin, gösterişin derdinden başka. Çıktı orada İslam Birliği bunu söylüyor. Bre Halife olmadan İslam Birliği var mı? Bre Allah'tan korkmazlar, Peygamber'den (sav) utanmazlar siz ne geldiniz oraya?

Yedi yüz kişi, beş yüz kişi gelmiş, gösteriş için, boyunlarında kravatları, hıltar deriz, hayvanların boyunlarına taktıklarına benzer. Kaytan bıyıklı, başları açık üstlerinde giydikleri esvaplar son moda yahudi uydurması, gelip de orada konuşuyor İslam Birliği. Başı olmadan birlik olur mu yahu? Sorun Halife'nin yurdu, Halife'yi ne yaptınız ey Türkler? Sor onlara en büyük şeref size verilmişken en büyük şerefi siz memleketten kovdunuz, fethettikleri kılınçlarıyla fethettikleri yerden kovdunuz, size şeref verir mi Allah? Buyur ey Şahı Merdan. Böyle cahildir insanlar şimdi. Hep istedikleri bu. Sor Halife arayın Halife olmadan Cuma sahih değil, bayram sahih değil. Halife olmadıkça hiçbir fetva yürümez. Hutbe onun adına okunur. Halife'nin adı zikredilmeden hutbe olmaz. Şimdi kimin adını anarlar?

Buyur ey Şahı Merdan! Bugün beş yüz kişi ilim adamı diyor, beş yüz cahil geldi oraya. Bunları soran yok. İşte biz soruyoruz, cevap versinler. Asitane, Darul Hilafe buradadır. Halifesiz ne Cuma ne Bayram olamaz. Halife'nin fetvası, iradesi üzerine olacak. Fetvayı veren Şeyhulislam, irade Sultanındır. Şanlı şerefliydik. Bugün sokaklarda çıplak gezen karılardan, deli deli koşan gençlerden ortalık darmadağın olmuş. Irz kalmamış, din iman kalmamış. Ey yeni yetişen çocuklar siz,sizi de aldatıyorlar ama şimdi onlar soruyor. Biz kimiz? Biz Osmanlıyız. Başladılar biz Osmanlıyız demeye. Çünkü Osmanlı'nın şerefi var. Yedi yüz sene kafir ondan korktu. Onun için Selanik dönmelerine Osmanlıyı yıktırdılar. Memedeki çocuğu bile dışarı attılar. Ne mizandır be bu, ne adalettir bu? Her haramı helal ettiler. Bir alim çıktı mı sorsun Darul Hilafet'teyiz, Halife'nin sarayındayız Halife nerede? Halifesiz İslam ülkelerinde hiçbirinde hutbe okunamaz. Halife'nin ismi geçecektir. Bunu yapmıyorlar. Nursi, Said Nursi bunları söyleyemedi. Ona söyletmediler, Padişah nerede, Sultanımız nerede? Millet birbirine girdi. Ortalık darmadağın. Bir avuç alevi denilen yalancı aleviler ortalığı kana, dumana boğdular ağzını açıp birşey diyemiyor. Bre bir avuç Ecdad-ı 'Izamımız salın üstünde Gelibolu'dan Avrupa'ya geçti, altı yüz sene oraya hükmetti, yedi yüz sene oraya hükmetti. Bir avuç Cihangir, Allah'ın sevdiği kullar onun kasideleri var, bunlar kılınç elde, kalkan elde, kılınç belinde arslanlar gibi fırtınalar gibi Avrupa'yı titretti. En sonunda koca Sultan Hamid cennet mekana geldiler, yedi teneke altın getirdiler, bize Filistin'de bir yer ver diyerekten. Sultan AbdulHamid onları kovdu, dedi ki Benim Ecdad-ı 'Izam'ım bu toprakları altınla satın almadı, kanıyla, kılıcıyla fethetti. Def olun karşımdan. Ve sonunda onu hal ettiler. İndirdiler tahtından, nereye sürdüler? Selanik'e. Selanik dönmelerin yurdu.

Anadolu'ya yollamadı, çünkü korktular. Anadolu'ya yollarsa Anadolu halkı O'nu tekrar getirir. Ve bugün bu kadar insan orada oturuyor yemek yemeye, içmeye gezmeye, bir de gösteriş yapmaya İslam Birliği, İslam topluluğu e İslam bilmem nesi, yalan yanlış lakırdılar söylüyor. Önde de üç yüz beş yüz avanak oturuyor. Bize ne diyor, sana asıl bize ne! Halife'yi Ankara hükümeti azledemez. Halife'yi büyük milet meclisi hal etti. Kaldırdım dedi, demek ki millet meclisinde Halife'yi kaldırmak salahiyeti var. Şimdiki meclise soruyorum. Aynı kanun mevcut ise biz de cumhuriyeti kaldırdık, Halife'yi getirdik, desenize. Bre Allah'tan korkmazlar bu adamları niye çağırırsınız siz İstanbul'a ne göstermeye? Osmanlı Ecdad-ı 'Izamımızın yaptığı sarayları göstermeye. Kıymetiniz yoktur. Hepiniz böyledir, avcunuzu açarsınız. Osmanlı verirdi, almazdı. Şeref verirdi, şeref başkasından almazdı. Şerefleri Allah'tan, gökyüzüden. İşte bu. Yazıklar olsun İstanbul'a gidip de Darul Hilafet'e varıp evi burada, sarayı burada, Halife'yi ne halt ettiniz? Sürdük. Yazıklar olsun size. Halife'yi sürenler Müslüman olur mu? Diyanet reisi ne konuşmazsın, bunları bilmez misin, bilirsin! Bilen de çok var, ağzını kapatmışlar. Yok korkma! Allah'tan kork! Karşı gelecek dünyanın orduları gelse sizi yiyemez. İşte bu! Darul Hilafet'e gittiler, soran olmadı Halifeniz nerede? Halifesiz Cuma sahih değil, bayram sahih değil, Ramazan sahih değil, hutbe sahih değil. Şeriati Garravun Ahmediyye.

Ey Rabbimiz ismin As-Sabur'dur. Herkese müstehakını verirsin, bakalım Receb'e kadar, çok gidecek var Ramazan'a kadar. Başbakan, (...)bakan ne varsa Allah'ın intikam kılıcı vurdu mu tam vurur. Yarı buçuk bırakmaz. Ecdad-ı 'Izamımıza yaptıklarının yedi mislini onlara yapacak ordular geliyor şimdi. Gene gelecektir küfrün inadına. Kafirler Osmanlı'dan başkasından korkmadı. Rus dev gibi devlet Osmanlı dendi mi eli ayağı titrerdi. Plevne'de Osmanlı yaktı yıktı Rus'un askerini, sonra Prut suyunda batırdı, geçti. Osmanlı dendi mi Moskof titrerdi. Şimdi kim sayar bizi? Yok Amerikan top verecek, yok bilmem İngiliz para verecek yok Fransız vapur verecek, bunlarla taşıma suyla değirmen dönmez oğlum. Aklınızı başınıza getirin. Getir bu Saltanatı. Ati Qulli Dhi Haqqin Haqqa. Hak sahibinin hakkını ver. Vermedikçe dünya sakin olmaz. Zelzele velvele bitmez. Ey İstanbul'a gelen alimler bunları biliyor musunuz? Dinleyiniz ve sorunuz. Ne geldiniz oraya? Halife'nin yurdu bu. Halifesiz İslam olur mu? Mısır alimlerine sorayım, Şam alimine Bağdat alimine, Hicaz alimlerine sorayım. Padişah, Halife olmadan Cuma sahih değil. Hiç bir akit sahih değildir. Halife'nin ismi anılmadan hutbe okunamaz, bayram edilemez. Hiçbir dini merasim için İrade-i Seniyyesi olmadan Halife'nin ki onun altına imzasını vuracak Şeyhulislam vardır. Mübarek zat, şimdi kaldırdılar da diyanet reisi, e diyanet reisini siz kapıcı gibi kullanırsınız be.

Sorayım bir fetva diyanet reisine. Bir cami zorla camilikten çıkarılabilir mi? Bir cami İslam'a uygun olmayan bir yer haline getirilebilir mi? Fetva versin. Ayasofya kimin fetvasıyla kapatıldı? Kabirleri kapansın. Sen niye söylemezsin diyanet reisi? Makamından mı korkarsın? Ayasofya'yı niye kapattılar? Kim hoşnut oldu? Sonra onu yapanlar Dolmabahçe sarayında son nefesini verdi. Saraydakileri tard eden kendisi sonunda saraya girdi. Ankara'da oturduğu yoktu, Dolmabahçe, Dolmabahçe, Dolmabahçe, orada da ruhunu verdi. İslam Aliyyu l-Ala'dır. Halifemiz hayattadır. Aransa bulunacaktır, değilse İslam alemi toz duman olacaktır. Yazıklar olsun alim geçinip de gelenlere. Söyle ey İhsanoğlu! Bu Allah'ın kulu, ben bir şey değilim, söyleyene değil söyletene bak.

Ey Rabbimiz gören Sensin, ey Rabbimiz bilen Sensin. Bizi affeyle. Terbiye edecek Sultan gönder, Sahib gönder. Amin amin Wa Salamun 'ale-l Mursaleen. Yazıklar olsun alim diye gelip de orada bunları bilmeyen, sormayan, Fatih'i ziyaret etmeyen kimselere yazıklar olsun, yedikleri haram olsun. Aldıkları haram olsun. Fatiha. Bu meselenin üzerine değil yarım saat bir gün, iki gün, üç gün ne kadar söylesek bitmeyecek eşya vardır, işler vardır. Ey Rabbimiz yassir ubulana, farrij kulubana. wasshir umumana, wansir jushana Ya Mawla. Asakiri Mansurei Muhammediyye. Ne güzel isim! Kaldırdılar, başka isim koydular. Olmaz, olmaz. Bizim ordumuz Osmanlı ordusu Asakiri Mansurei Muhammediyye'dir. Allah atalarımıza, o Mübarek Ecdad-ı 'Izamımıza rahmet eylesin. Mekanları cennet olsun.

Onlara karşı olanların kabirleri cehennem olsun, merkezleri, makarları orası olsun. Tövbe ya Rabbi, tövbe ya Rabbi. Buyur ey Şahı Merdan. Güzel tafsilat verdin, mashaAllah. La hawla wa la quwwata illa billah. Okusunlar bu hutbeyi orada toplanan din adamlarına. Din adamı yok bizde alim var, ulema var. İslam ulemasına okutsunlar, burası yanlıştır desinler. İşaret etsinler düzeltelim, Astagfirullah. Tubtu wa raja'tu ilAllah. Wa Salamun 'ala man tabaal Huda Wa-l Hamdu lillahi Rabbi-l 'Alemin.

Fatiha.

Yenilikler

FaceBook'dan takip et ...
Yeni Osmanlılar Genel Merkezi
... Twitter'den takip et
www_osmanli_de
Yeni Osmanlılar vimeo video arşivi
Yeni Osmanlılar Saltanatı
Yeni Osmanlılar YouTube video arşivi
Osmanlı Haqqani TV